LİMİTED ŞİRKETLERDE MÜDÜRLER VE ORTAKLAR: SORUMLULUK “SINIRLI” MI? Limited şirket ortaklarının “Sermayemi koydum, gerisi beni ilgilendirmez” rahatlığı gerçeği yansıtıyor mu?
İş kamu borçlarına, SGK primlerine veya müdür sıfatıyla atılmış imzaların altına geldiğinde, TTK’daki “sınırlı sorumluluk” ilkesi, yerini “müteselsil ve şahsi sorumluluk” gerçeğine bırakır.
Ortakların Genel Sorumluluk Çerçevesi
Türk Ticaret Kanunu m. 573 ve 602: limited şirket borçlarından sadece malvarlığı ile sorumludur, ortaklar ise yalnızca taahhüt ettikleri sermaye payını ödemekle yükümlüdür. Ticari borçlar bakımından ortağın kişisel malvarlığına dokunulamaz. İstisnaları vardır:
2. Müdürlük Sıfatı ve “Tam Teselsül” Gerçeği
Müdürler, ister ortak olsun ister olmasın, hem TTK hem AATUHK açısından geniş sorumluluk altındadır.
Latince’de “Qui sentit commodum, sentire debet et onus” derler: Menfaatten yararlanan, külfete de katlanır. Şirketi temsil yetkisini kullanan müdür, kamu borcu yükünü de taşır.
- Kamu Borçlarında Ortak–Müdür Ayrımı
Ticari borçlarda ortak için kalkan niteliğinde olan sınırlı sorumluluk, kamu borçlarında delinmiştir. - Ortak ama müdür değil: Borcun yalnızca sermaye payı oranından sorumlu. - Ortak ve müdür: Borcun tamamından sorumlu. - Ortak değil ama müdür: Yine borcun tamamından sorumlu. Bu tablo, uygulamada “müdürlük” unvanının, kartvizitte şık durmasının yanında ağır mali riskler getirdiğini gösterir. (Müdür yazmasının şık durduğunu da yine müdürler iddia ediyor.)
- Hisse Devri ve Sorumluluğun Peşinizi Bırakmaması AATUHK m. 35 gereği; Pay devrinden önce doğmuş ve muaccel olmuş kamu borçlarında, devreden ve devralan müteselsil sorumlu. Pay devrinden önce doğmuş ama vadesi devreden sonra gelen (müeccel) borçlarda da, devreden yine sorumlu. Bu nedenle hisse devri sözleşmesine “devir öncesi borçlardan yeni ortak sorumludur” ibaresi koymak, kamu idaresi için hukuken bağlayıcı değildir. (Sözleşme serbestisi kanun ile çatıştığında kanun geçerlidir)
- Cezai Sorumluluk – Şahsilik İlkesinin Sürprizleri
Ceza sorumluluğu, nulla poena sine culpa (kusur/kanun olmadan ceza olmaz) ilkesine bağlıdır. Ancak TTK m. 549–551’deki fiiller (gerçeğe aykırı beyan, sahte değerleme, izinsiz halktan para toplama) doğrudan suçtur ve müdürün “ben bilmiyordum” savunması çoğu zaman yetersiz kalır.( Basiretli iş insanı olmak kavramı başlıklı makaleyi okuyabilirsiniz ) Ayrıca, şirketin işlediği fiilden hangi müdürün sorumlu olduğu, görev dağılımı ve yetki belgeleriyle netleştirilmemişse, savcılık “ortak sorumluluk” varsayımına yönelebilir.
- Şirket İçi Önlemler – Proaktif Savunma
- Müdürlük yetkilerini yazılı ve açık şekilde netleştirin (TTK m. 625 ile çelişkiye düşülmeden ilerlenmelidir).
- Genel kurul kararlarının hukuka aykırılığında iptal davası açarak (TTK m. 622, m. 381 atfı) bazı hallerde sorumluluktan kurtulunması mümkündür.
- Kamu borçlarının vadesinde ödenmesini ağır ihmal ve kasti diğer kusurlar hariç devlet alacaklarına karşı en başta kafa rahatlı bazında sizi koruyabilir. - Hisse devrinden önce vergi ve SGK borcu sorgusu yapın, aksi halde “caveat emptor” (alıcı dikkat etsin) ilkesi gereği geçmiş borç miras kalır. Muhakkak tacirler daha iyi biliyordur ancak devir işlemleri öncesi bir avukat vasıtası ile incelem yapılması riski azaltabilir mi?
Sonuç
Limited şirketlerde “sınırlı sorumluluk” kavramı, yalnızca ticari borçlarla sınırlı bir rahatlıktır. Kamu borçları, müdürlük sıfatı ve kanuni temsilcilik gibi durumlarda, hem eski hem yeni ortaklar, hem de müdür olmayan ama temsil yetkisi taşıyan kişiler için sorumluluk genişler ve müteselsil hale gelebilir.
Kurumsal bir şirket yapısında görev ve yetki paylaşımı net değilse, periculum in mora (gecikmede tehlike) ilkesi uyarınca riskin büyümeden önlenmesi gerekir. Yetki–sorumluluk dengesinin yazılı olarak belirlenmesi, ileride doğacak sorumluluk tartışmalarında “bu benim görevim değildi” diyebilmenin (tabir-i caizse “ Not my Job “diyebilmenin) yegane geçerli dayanağı olabilir. Av. ONUR PUĞ



